Bioenerji Nedir? – Bioenerjinin Faydaları Nelerdir?

bioenerji nedir, bioenerji nasıl uygulanır?
bioenerji nedir, bioenerji nasıl uygulanır?

Bioenerji, evrensel bir şifa uygulamasıdır.
Şifayı uygulayan kişi şifa vermez, şifa onun bedeninden gitmez. Şifa uygulaması yapan kişi sadece bir kanaldır, evrenle danışan arasındaki bağlantıyı sağlayarak enerjinin kişinin bedenine akmasına kanallık yapar.
Enerji şifacının bedenine akar oradan da elleri ve ruhundan danışanın bedenine akar. Ama kanallık da çok önemlidir, kanal olan kişinin (şifacının) kanallığı ne kadar güçlü ise enerjinin akışı da o denli güçlü olur.

Şifacının kanallığı güçlü ise, içsel olarak arınmış ve frekansı yüksek demektir.
Şifacı danışanının beden enerjisini dengeler, çakralarını aktive eder, bedenlerdeki akımları dengeleyip, normale çevirerek bedenin kendi kendini onarmasına ortam hazırlar.
Bedenin her yerine frekans ve enerji akarak beden kendini akort eder. Şifa seanslarında danışanın kabulde olması, şifaya ve iyileşeceğine inanması çok önemlidir. Şifanın süresini ve seans sayısını düşürür, şifa daha güçlü akar.
Şifacı da enerji çalışması sırasında asla tereddüt yaşamamalıdır. Şifa her şekilde akar.

Bizi mutsuz eden tüm duygu, düşünce, davranışlar ve söylemler negatif enerjidir. Bizi mutsuz eder, frekansımızı düşürür, enerji alanımızı auramızı daraltır, beden enerjimizde akışta dengesizlikler meydana getirir.
Çakralarımızı bloke ederek bedenimizde bulunan enerji akımını kısıtlayarak hastalanmamıza neden oluşturur, mutsuz bir hayat sürmemize sebep olur.

Pozitif enerji ise, bizi mutlu eden duygu, düşünce, davranış ve söylemlerdir. Enerji alanımızın (aura) genişlemesine, frekansımızın yükselmesine, çakralarımızın dengede olmasına olanak sağlar. Enerji alanı güçlü, çakraları ve bedeni dengede olan insanlar mutlu, huzurlu, dengeli, enerjik ve sağlıklı bir hayat sürerler.

BİOENERJİNİN TARİHÇESİ

Bioenerjinin yaklaşık 18.000 yıllık geçmişi bulunmaktadır. İlk olarak, Orta Asya coğrafyasında Tibet bölgesinde Şaman Türklerinin başlattıkları bir şifa uygulamasıdır.
Tibetliler ruhun doğası enerji ve madde konusunda derin bilgiye sahiplerdi. Bedenlerini ve ruhlarını iyileştirmek için bioenerjiyi kullanarak bedenlerini ve ruhlarını uyum haline getiriyorlardı.
Bioenerji orta Asya’dan Tibet bölgesinden daha sonra doğu Asya’ya, Çin’e, Hindistan’a, Japonya’ya, Rusya’ya daha sonraki yıllarda Mısır, Yunanistan ve Roma’ya yayılmıştır. Oradan çok yıllar sonrada geçtiğimiz yüzyıllarda Avrupa ve Amerika’da da uygulanmaya başlanmıştır.

BİOENERJİ NEDİR?

Bioenerjinin kelime anlamı hayat akımı, yaşam enerjisi demektir.

Bioenerji kâinatta, evrende, dünyada var olan her şeyde mevcuttur.

Bioenerji uygulaması bütünsel bir uygulamadır. Kişiyi (danışanı) bütünsel (ruhsal, fiziksel, zihinsel) olarak şifalandırır.

Bioenerji vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir, bedendeki dengesiz olarak akan enerjiyi seanslarla dengeler, bedenlerimizi akort etmek ve hastalıkların tedavi için kullanılan bir alternatif tıp uygulamasıdır.

Hastalık Nedir? 

Hastalık negatif (olumsuz) düşünlerimizle ve söylemlerimizle hayatımıza ve bedenlerimize çektiğimiz olumsuz enerjilerin bedenlerimizi, enerji merkezlerimizi bloke ederek bedenimize akan enerjinin yer yer tıkanıklıklara, dengesizliklere maruz kalarak hücre bazında ölümlere sebep olarak o bölgelerde meydana çıkan fiziksel rahatsızlıklardır

Hastalıklar Nasıl Tedavi Edilir? 

Bioenerji uygulamasında kişinin (danışanın) enerji alanları ve çakraları dengelenerek aktive edilir. Aktive olan ana çakralardan tali çakralara, oradan enerji noktalarına, oradan da sinir ağlarına ve kan dolaşımı vasıtası ile bütün hücrelere yayılarak bedende meydana gelen hücre ölümlerinin yerine yeni hücreler meydana getirerek bedenin kendi kendini onarması sağlanmış olur.

AURA

İnsanların vücudunu çevreleyen elektromanyetik alan auranın birçok önemli fonksiyonu vardır:
Evrensel enerjiyi vücudumuza alarak yaşamımızı idame ettirmemizi sağlayan çakralar, aurada bulunurlar.
Aynı zamanda vücudun çevresini sarmış bir kalkan görevi görür. Eğer sağlam ve güçlü bir auramız varsa, bize dışarıdan bir hastalığın yada negatif etkinin gelmesi çok daha zorlaşacaktır. Ancak auramız zayıflamış veya yırtılmışsa negatif enerjilere ve hastalıklara çok daha açık hale geliriz.
O halde auramızın güçlü ve sağlıklı olması, fiziksel sağlığımız açısından çok önemlidir. Bunun yanı sıra ruhsal zihinsel ve duygusal sağlığımız açısından da auramızın sağlıklı ve güçlü olması gerekmektedir.
Aura birden çok katmandan oluşmuştur. Bu konuda araştırmacılar arasında çeşitli görüş ayrılıkları olsa da 7 katmanlı aurada, 4 ana katman konusunda genelde fikir birliği vardır.
Bu katmanlar eterik beden, duygusal beden, zihinsel beden ve astral bedendir. Bu katmanların her birinin kendine özgü özellikleri ve işlevleri vardır.

Eterik Beden

Şekil ve boyut olarak fiziksel bedene benzer. Adeta fiziksel bedenin üzerine giyilmiş ve ona birebir uyan bir elbise gibidir. Çakralar bu alanda bulunurlar ve auranın üst katmanlarından gelen enerjileri bedene alma işlevi yaparlar.
Organizmanın enerji ihtiyacı tam olarak karşılanmışsa, eterik beden aşırı enerjiyi çakralardan ve deri gözeneklerinden dışarıya verir.
Eterik bedenin temel işlevi fiziksel bedenin sağlıklı kalmasını sağlamak ve onu evrensel enerji alanı ile bağlantıda tutmaktır.
Sağlıklı bir insanda genişliği 5-15 cm kadardır. Hastalık, yorgunluk ve stres gibi durumlarda eterik bedenin genişliği azalır.

Duygu Beden

Eterik bedenin üstünde bulunan ve siyahımsı yapıya sahip olan bir katmandır. Gökkuşağının tüm renklerini barındıran duygusal bedenin o anki rengi kişinin duygusal durumuna göre değişir. Zihinsel bedenden gelen üst düzey enerjiler duygusal bedene ulaşır ve burada bir değişimden geçerek zihinsel bedene iletilir.
Kişinin duygusal yapısı bu katmanla ilgilidir. Üst katmanlardan gelen enerjiler burada duygusal anlamlar kazanır ve kişiye özel duygusal süzgeçten geçtikten sonra anlam kazanarak eterik bedene aktarılır.

Zihin Beden

Duygu bedeninin bitiminde başlar ve astral bedene kadar uzanır. Genelde rengi sarıdır. Fikirlerimizin yapısını barındırır ve düşünce formları bu bedende görülebilir.
Hastalıklarımızın büyük bir çoğunluğu zihinsel bedenimizden kaynaklanmaktadır. Tüm hastalıkların zihinsel nedenlerinin olduğu artık birçok araştırmacı ve modern tıp tarafından da ortaya konmuştur.

Astral (Ruh) Beden

Astral bedenimizin titreşimi diğer bedenlere göre çok daha yüksektir ve algılanması da diğer bedenlere göre daha zordur. Evrensel enerjiler astral bedenimizden auramıza girerler ve burada bir değişime tabi tutularak zihinsel bedene aktarılırlar. Astral bedende ortaya çıkan bir sorun er geç daha alt bedenlere ve oradan da fiziksel bedene yansıyacaktır.
Astral beden kişinin bütün ile bağlantısını simgeler. Bütünle bağlantısı güçlü olan bir insanın ruhsal bedeni sağlıklı olacak ve evrensel enerjiyi en iyi şekilde alarak diğer katmanlara ulaştıracaktır.
Bu evrensel enerji zihinsel katmanda bir değişimden geçecek, duygusal katmanda daha farklı bir yapıya bürünecek ve en son eterik bedenden çakralar vasıtasıyla fiziksel bedene geçerek kişinin yaşam enerjisi haline gelecektir. Ancak bunun için öncelikle astral bedenin sağlıklı olması gerekmektedir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*